Yükleniyor...

Evlilik öncesi sağlık kontrolleri ihmal edilmemeli

25 Mayıs 2026

Evlilik, yalnızca iki insanın hayatını birleştirdiği özel bir yolculuk değil; aynı zamanda sağlıklı bir geleceğin de başlangıcı… Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Özlem Borazan ile gerçekleştirdiğimiz bu özel söyleşide; evlilik öncesi sağlık kontrollerinden genetik taramalara, doğum kontrol yöntemlerinden gebelik planlamasına kadar çiftlerin en çok merak ettiği konuları ele aldık.

Özellikle düğün öncesi stresin kadın sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Dr. Borazan, bilinçli ve sağlıklı bir başlangıcın önemine dair değerli bilgiler paylaştı.

Bir kadın doğum doktoru olarak çiftlerin evlilik öncesinde yaptırması gereken sağlık kontrolleri hakkında bilgi verir misiniz?

Evlilik öncesi sağlık kontrolleri; çiftlerin üreme sağlığının değerlendirilmesini, bulaşıcı ve kalıtsal hastalıklar açısından taranmasını sağlayan, sağlıklı bir evlilik için gerekli bir prosedürdür. Kadın için önerilen genel bir kadın doğum muayenesi, pelvik ultrason, vajinal enfeksiyon, kist, miyom veya herhangi bir yapısal sorunun değerlendirilmesi için genel bir jinekoloji değerlendirmeyi içerir. Adet düzeni ve gerekiyorsa hormonal değerlendirme yapılır. Türkiye’de resmi nikâh işlemleri için genellikle “evlilik sağlık raporu” istenir. Aile hekimliklerinde ücretsiz yapılan bu taramada SMA, kan grubu, kan hastalıkları (talasemi), Hepatit (B, C), HIV ve Sifiliz (frengi) testleri ve gerekirse ek testler yapılmaktadır.

Evlilik öncesi danışmanlık neden önemli?

Evlilik öncesi danışmanlık çiftlerin sağlıklı bir cinsel yaşam, güvenli gebelik süreci ve uzun vadeli aile planlamasına hazırlanmalarını sağlar. Toplumda ilk gece ile ilgili yanlış inanışların ve korkuların ortadan kaldırılmasına ve kaygıları azaltmaya yardımcı olur. Çiftler evlilik sonrası hemen çocuk istemeyebilir. Bu konuda sağlıklı bilgilendirme yapılabilir. Genetik hastalıklar ve bulaşıcı hastalıklar açısından risk olup olmadığı değerlendirilebilir. Doğru bilgilendirme ile hem çiftlerin kaygıları azalır hem de karşılaşılabilecek birçok sorun önlenebilir.

Genetik taramalar ve kan testleri konusunda çiftlere ne önerirsiniz?

Evlilik öncesi genetik tarama ve kan testlerinde amaç; hem çiftlerin sağlığını değerlendirmek hem de ileride oluşabilecek gebelik risklerini önceden görebilmektir. Özellikle Türkiye’de bazı kalıtsal hastalıklar daha sık görüldüğü için tarama oldukça önemlidir. Genetik taramada özellikle Talasemi (Akdeniz anemisi) taraması Türkiye’de en önemli taşıyıcılık testlerinden biridir. Anne ve baba taşıyıcıysa çocukta ağır hastalık gelişme riski olabilir. Akdeniz, Ege ve Güneydoğu bölgelerinde daha sık görüldüğü için özellikle önemlidir. SMA (Spinal Müsküler Atrofi) taşıyıcılık testi, son yıllarda en çok önerilen genetik testlerden biri haline geldi. Sessiz taşıyıcı olunabilir; çiftlerin ikisi de taşıyıcıysa çocuk etkilenebilir. Türkiye’de birçok merkez artık bunu rutin öneriyor. Aile öyküsüne göre ileri genetik danışmanlık önerilebilir. Akraba evliliği, ailede doğumsal hastalık, tekrarlayan düşükler, zihinsel/genetik hastalık öyküsü, kas hastalıkları, erken yaşta açıklanamayan ölümler varsa genetik uzmanına başvurmak faydalı olabilir. Bu durumda kromozom analizi veya geniş taşıyıcılık panelleri önerilebilir. Kan uyuşmazlığı varsa; gebelik takibi konusunda bilgi verilebilir. Gebelik düşünülüyorsa ek testler yapılabilir.

Doğum kontrol yöntemleri konusunda çiftlere nasıl bir yol haritası önerirsiniz?

Yeni evlenecek çiftler için doğum kontrol yöntemi seçimi; çocuk sahibi olmayı ne kadar ertelemek istedikleri, sağlık durumu, düzenli ilaç kullanımı, sigara, adet düzeni ve kullanım kolaylığı gibi faktörlere göre değişir. En uygun yöntem için kadın doğum uzmanı değerlendirmesi önemlidir. Genel olarak en sık tercih edilen yöntemlere bakacak olursak… Kondom (prezervatif) hem gebeliğe karşı korur hem de cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riskini azaltır. Yan etkisinin az olması nedeniyle yeni evli çiftlerde sık tercih edilir. Doğum kontrol hapları düzenli kullanıldığında oldukça etkilidir. Adet düzenleyici etkisi de olabilir. Ancak sigara kullanan, migreni olan veya bazı damar hastalığı riski taşıyan kişilerde uygun olmayabilir. Aylık veya 3 aylık iğneler önerilebilir. Spiral (RIA / bakırlı veya hormonlu) uzun süre koruma sağlar. Çocuk doğurmamış kadınlarda da kullanılabilir. Cilt altı implantı 3 yıla kadar etkili olabilir ve en güvenilir yöntemlerden biridir. Doğal yöntemler; takvim yöntemi, yumurtlama takibi, geri çekme yöntemidir. Bu yöntemlerin başarısı diğer yöntemlere göre daha düşüktür.

Çiftler çocuk sahibi olmayı planlamadan önce ne yapmalı, nelere dikkat etmeli?

Çocuk sahibi olmayı planlayan çiftlerin hem fiziksel hem duygusal hem de sosyal açıdan hazırlık yapması faydalıdır. Planlı bir gebelik; anne, baba ve bebek sağlığını olumlu etkileyebilir. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile genel değerlendirme yapılması gerekir. Diyabet, tansiyon, troid hastalıkları gibi kronik hastalıkların kontrol altına alınması, düzenli kullanılan ilaçların gebeliğe uygun olup olmadığının gözden geçirilmesi, gerekirse erkek için üroloji değerlendirmesi önerilir. Gebelik öncesi kan testleri ve gerektiğinde genetik taramalar önerilir.

Gebelikten yaklaşık 1–3 ay önce günlük folik asit başlanması önerilir. Bu   bebekte nöral tüp defekti riskini azaltabilir. Sigara ve alkolün bırakılması, düzenli uyku dengeli beslenme, sağlıklı kiloya yaklaşılması, düzenli fiziksel aktivite, fazla kafein tüketiminden kaçınılması önerilir. Özellikle tetanos, kızamıkçık, Hepatit B, su çiçeği vs. eksik aşılar varsa gözden geçirilir. Bazı canlı aşılar yapıldıktan sonra belirli süre gebelik önerilmez.  

Düğün öncesi estetik ve medikal uygulamalar ne derece talep görüyor? Bu uygulamalar konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?

Düğün öncesi estetik ve medikal uygulamalara olan talep son yıllarda belirgin şekilde arttı. Bu uygulamalar planlanırken amaç; “Doğal görünüm” elde etmek olmalı. Son dakika komplikasyon riskinden kaçınmaktır. Bu nedenle işlemleri zamanlamaya göre planlamak çok önemlidir. Evlilik öncesi sadece estetik değil genel sağlık değerlendirmesi de önemlidir; Demir, B12, D vitamini eksikliklerinin kontrolü, tiroid değerlendirmesi, Akne/hormonal problemlerin çözümü, diş bakımı yapılmalıdır. 

Düzenli jinekolojik kontroller ne sıklıkla yapılmalı? Bu kontroller ile ne hedeflenmektedir?

Düzenli jinekolojik kontroller; kadın sağlığını korumak, hastalıkları erken saptamak ve yaşam dönemlerine göre koruyucu danışmanlık vermek amacıyla yapılır. Kontrol sıklığı; yaşa, şikâyetlere, cinsel aktif olma durumuna, gebelik planına ve kişisel risk faktörlerine göre değişebilir. Çoğu kadın için, yılda bir kez rutin jinekolojik değerlendirme önerilir. Şikâyet varsa beklemeden muayene gerekir. Kontrollerde rahim ağzı kanserini ve öncül lezyonları erken saptamak için Pap smear ve HPV testi yapılır. Enfeksiyonların değerlendirilmesi, adet düzeni ve hormonal değerlendirme, ultrasonografi ve hastanın mevcut şikayetlerine göre değerlendirme yapılır. Jinekolojik kontrol yalnızca hastalık aramak için değil; koruyucu sağlık, yaşam kalitesi ve üreme sağlığını desteklemek için yapılır. Düzenli takip sayesinde birçok durum erken dönemde fark edilip daha kolay yönetilebilir.

Özellikle gelin adayları, düğün öncesinde strese bağlı olarak yaşayabilecekleri hormonal dengesizlik, adet düzensizlikleri gibi konularda nelere dikkat etmeli?

Düğün öncesi yoğun stres, uyku düzensizliği, hızlı kilo değişimi ve yorgunluk nedeniyle hormonal dengeyi etkileyebilir. Bu durum özellikle adet döngüsünde değişiklikler, cilt problemleri ve ruh hali dalgalanmaları şeklinde görülebilir. Gelin adaylarının dikkat etmesi gerekenler özellikle uyku düzeni, beslenmedir. Düzenli protein alımı, sağlıklı yağlar, demir, magnezyum ve B vitamininden zengin beslenme, yeterli su tüketimi çok önemli.  Orta düzey egzersiz hormon dengesi için faydalıdır. Aşırı kafein ve akol tüketiminden kaçınmalıdır.

Bazı gelin adayları düğün veya balayı dönemine denk gelen adet nedeniyle adet geciktirici ilaç kullanmayı düşünebilir. Bu ilaçlar mutlaka kadın hastalıkları ve doğum uzmanı önerisiyle kullanılmalı; önceden planlanmalı. Düğün öncesi yaşanan adet düzensizliği çoğu zaman geçici ve stres kaynaklı olabilir; ancak her düzensizlik “stresten” kabul edilmemelidir. Özellikle sık tekrar eden düzensizliklerde altta yatan hormonal veya jinekolojik nedenlerin araştırılması önemlidir.

Sosyal Medyada Paylaş
GÜLŞAH SERT
Ekli Görseller