Yükleniyor...

Soru Cevap

‘An’da kalmayı çok seviyorum

Hayatın her şeyi kafaya takmak için çok kısa olduğunu ifade eden Kübra Ay, geleceği çok merak etmediğini, özellikle de deprem felaketinden sonra ‘an’ı yaşamayı, ‘an’da kalmayı tercih ettiğini söylüyor. Vicdansızlık ve merhametsizliğin insanlığın en büyük sorunu olduğuna inanan Ay, “Her şeye rağmen bize ve gelecek nesillere çok güveniyorum ve içimdeki inancı koruyorum” diyor.

İnsanlığın en büyük sorunu açgözlülük

Süper bir gücü olsa bunun çocukları koruyan bir kalkan olmasını dileyen Nevra Atıcı, insanlığın üzerinde durup düşünmesi gereken en büyük sorununun ise açgözlülük olduğunu söylüyor.

Kendi hayatının merkezi ol

Kadınların maddi ve manevi özgür olmasına çok önem verdiğini belirten Seray Arıkan, 100 yıl sonra açılacak bir zarfa "Kendi hayatının merkezi ol" yazmak isteyeceğini söylüyor. Arıkan, süper gücü olsa bunu herkesin kalp iyiliğine göre bir yaşam standardı sağlamak için kullanacağını ifade ediyor.

'An'ın güzelliğini kaçırmayın

100 yıl sonra, Cumhuriyetin 3. yüzyılında temel insan haklarına saygılı, canlıların korunmasına ihtiyaç duyulmayan bir dünya hayal ettiğini belirten Şevval Argıllı, ‘100 yıl sonra açılacak bir zarfa neler yazmak isterdiniz?’ sorumuza karşılık, geçmişe ya da geleceğe takılmadan 'an'ın güzelliğini yaşamaları tavsiyesinde bulundu.

Teknoloji olmayan dönemde yaşamak isterdim

“Çiçeklerin dalından koparılmadığı, çocukların incitilmediği, kadınların öldürülmediği, hayvanların eziyet çekmediği o dönem nerdeyse oraya ışınlanmak isterdim” diyen Diyetisyen Gizem İncetahtacı, geçmişten karşılaşmak isteyeceği kişinin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söylüyor. İncetahtacı yaşamak istediği dönemi sorduğumuzda ise “teknolojinin olmadığı yıllar” diye cevap veriyor.

En güzel yaşımız içinde bulunduğumuz

“Şu anda hayatta olmayan hangi ünlü ya da büyük kişilikle karşılaşmak isterdiniz? Ona ne sorardınız?” sorumuza hiç düşünmeden ‘Atatürk’ cevabını veren sevgili Gözde Karaata Yılmaz, yaşamayı tercih edeceği dönemin ise trafiğin olmadığı, çarpık yapılaşmanın başlamadığı, teknolojinin gelişmediği, tüm ruhu ve güzelliği ile 60’lar İstanbul’u olduğunu söylüyor. Yılmaz’a hangi yaşta kalmak istediğini sorduğumuzda ise “İçinde bulunduğumuz yaş en güzel yaşımızdır” diye cevap veriyor.