- Şehitkamil / Gaziantep
- +90 (342) 232 80 81
- info@cemiyet.com.tr
Ağız ve çene cerrahisinde 25 yılı aşan deneyim
14 Ekim 2026Ağız ve çene cerrahisi alanında 25 yılı aşkın süredir hizmet veren Dr. Dt. M.Tamer Kutsal, mesleki yolculuğu boyunca hem uzmanlık alanının kentte tanınmasına hem de ileri düzey cerrahi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sundu. Kurucularından olduğu diş sağlığı merkezinde farklı uzmanlık alanlarından hekimlerle multidisipliner bir anlayışla hizmet veren Dr. Dt. Kutsal ile ağız ve çene cerrahisinin dünü ve bugününü, teknolojik gelişmeleri, erken teşhisin önemini ve ihmal edilmemesi gereken ağız sağlığı sorunlarını konuştuk.
Ağız ve çene cerrahisinin; gömülü dişlerden çene travmalarına, implant uygulamalarından çene eklemi rahatsızlıklarına, kist ve tümörlerden çene kemiği ve yüz bölgesini ilgilendiren daha kompleks cerrahi girişimlere kadar oldukça geniş bir alanı kapsadığını vurgulayan Dr. Dt. Kutsal, “ağız ve çene cerrahisi; Çocukların ve erişkinlerin ağız, çene ve yüz bölgesindeki tüm karmaşık sağlık sorunlarına hizmet veren çok geniş bir alan ile ilgilenen uzmanlık dalıdır” dedi.
Ağız ve çene bölgesindeki ağrı, şişlik veya benzeri değişikliklerin ihmal edilmemesi ve düzenli diş hekimi kontrollerinin yaşam boyu sürdürülmesi gerektiğinin altını çizen Dr. Dt. Kutsal, doğru teşhis, erken müdahale ve hekim-hasta güveninin tedavi sürecindeki önemine vurgu yaptı.
Ağız ve diş sağlığının genel sağlıkla ilişkisine de dikkat çeken Dr. Dt. Kutsal; özellikle kemoterapi ve osteoporoz tedavisi gören hastalar, 20 yaş dişleri, implant ve estetik diş hekimliği uygulamaları konusunda önemli uyarılarda bulundu. Günümüzde dental implant ve estetik diş görünümü taleplerinin arttığını ifade eden Dr. Dt. Kutsal, her tedavinin kişiye özel olduğunu, dolayısıyla bu noktada hasta-hekim ilişkisinin önemli olduğunu söyledi.
Sizi tanıyabilir miyiz?
1970, Gaziantep doğumluyum. Evli ve üç güzel evlat sahibiyim. Gaziantep Merkez Anadolu Lisesi'nde mezun olduktan sonra 1993 yılında Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği fakültesini dönem birincisi olarak bitirdim. 1999 yılında Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde ağız ve çene cerrahisi ihtisası aldıktan sonra 2000 yılı sonunda eski Av. Cengiz Gökçek, şimdiki Ersin Arslan Devlet Hastanesi'nde görev yapmaya, aynı zamanda da özel muayenehanemde hizmet vermeye başladım. Tam gün yasası sonrasında kamudan ayrıldım ve özel kliniğimde sürekli hizmet vermeye devam etmekteyim.
Türk Dişhekimleri Birliği, Ağız, Yüz, Çene Cerrahisi Birliği Derneği’ne üyeyim. Aynı zamanda Gaziantep Ticaret Odası Sağlık İşletmeleri Komisyonu’nda başkanlık yapmaktayım. İlaveten 10 yıl kadar da Türk Dişhekimleri Birliği Gaziantep delegesi olarak görev yaptım. Ortak muayenehane, özel muayenehane ve klinik derken, 2015 yılında ortodonti uzmanı Dr. Dt. Ali Fuat Erciyas ve Dt. Atilla Başar ile birlikte özel bir ağız ve diş sağlığı merkezinin kuruluşunda yer aldım. Kuruluşundan bugüne de aynı ağız ve diş sağlığı merkezinin, ağız ve çene cerrahisi kliniğinde hizmet vermekteyim.
SAĞLIK HİZMETLERİNDE MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMI ÖNEMSİYORUM
Ağız ve çene cerrahisi uzmanı diş hekimi olarak, diş hekimliğinin özellikle uzmanlık alanım olan ağız ve çene cerrahisi alanında aktif bir şekilde faaliyet gösteriyorum. Tıp ve diş hekimliği birbirinin ayrılmaz birer tamamlayıcısıdır; bu nedenle sağlık hizmetlerinde multidisipliner yaklaşımı önemsiyorum. Bunun gereklerini diş hekimliğine adım attığım ilk günden itibaren yerine getirmeye çalışıyorum. Multidisipliner yaklaşımın olmazsa olmaz olduğuna ve tıbbın her alanında olduğu gibi diş hekimliğinde de hastaların tedavi başarı oranını yükselttiğine inanıyorum.
Mesleğe başladığınız ilk yıllarla bugünü kıyasladığınızda ağız ve çene cerrahisinde en büyük değişim sizce ne oldu?
Ağız ve çene cerrahisi uzmanı olarak 2000 sonunda Gaziantep'e geldiğimde henüz diş hekimliği fakültesi dahi kurulmamıştı. 2008 yılında diş hekimliği fakültesinin hizmet vermeye başlaması, şehrimizde akademik olarak da görüşlerinden yararlanacağımız bir kurumun faaliyete geçmesi önemliydi. Tabii o yıllarda vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu bırakın diş hekimliğinde uzmanlık alanlarının varlığını, ağız ve çene cerrahisi ve diş hekimliğinin diğer uzmanlık alanları hakkında yeterli bilgiye sahip değildi. Gaziantep'e geldiğim ilk günden bu yana ağız ve çene cerrahisinin tüm alanlarında toplumsal farkındalığın oluşması ve tanınması; bu uzmanlık alanında hizmet alması gereken vakaların farklı kurumlardaki tedavilerinin gecikmemesi ve doğru tedavilerinin yapılması için tıp ve diş hekimliği camiasında, yazılı ve görsel yayın araçlarında, resmi ve özel kurum ve toplantılarda ilk günkü azim ve güçle gayret göstermekteyim.
Ağız ve çene cerrahisi alanında gerek kamuda gerek üniversitemizde gerekse de özel sektörde uzmanların hizmet vermesi; farklı şehirlere gitmeyi düşünen hastaların buna gerek kalmadan şehrimizde tedavilerini mümkün kılmaktadır. Sosyal ve kamusal alanda tedavisini yaptığım hastalarımla karşılaşmak bana büyük bir mutluluk ve çalışma azmi veriyor.
MESLEĞİMİ SEVEREK YAPIYORUM
Ağız ve çene cerrahısınız? Bu branş hangi işlemleri kapsar?
Ağız ve çene cerrahisi; gömülü dişlerden çene travmalarına, yüzdeki asimetrilerin düzeltilmesinden ağız ve çene bölgesi kist ve tümörlerine, çene eklemi rahatsızlıklarından implant tedavilerine, çenelerin implant uygulamalarına hazır hale getirilmesinden ağız ve çene kemiklerindeki kanserlerin erken teşhisi, tedavisi ve yönetilmesine kadar; çocukların ve erişkinlerin ağız, çene ve yüz bölgesindeki tüm karmaşık sağlık sorunlarına hizmet veren çok geniş bir alan ile ilgilenen uzmanlık dalıdır. Bu yönden bakıldığında diş hekimliğinin bu alanı sadece kaza, hastalıklar, diş kayıpları, patolojiler veya doğuştan gelen hastalıklar nedeniyle zarar gören doku ve kemik yapılarını tedavi ederek yalnızca rahat yememizi ve konuşmamızı sağlamakla kalmayan; aynı zamanda yüzümüzün doğal dengesini ve estetiğini yeniden kazanmasına yardımcı olan bir diş hekimliği ana bilim dalıdır.
Teknolojik gelişmeler cerrahi uygulamalara ya da diş hastalıklarının tedavilerine nasıl katkı sağlıyor?
Günümüzde gelişen bilgisayar teknolojisinin; hasta ve hekim açısından tasarımı, ağız taramasını, tedavi planlamalarını hızlandırdığını ve süresini kısalttığını, daha öngörülebilir sonuçlar ile birlikte kişiye özel implant ve greftlerin üretilmesine imkan tanıdığını görüyoruz. Yani yıllar önce karanlık bir yoldaki ışık 15-20 metreyi aydınlatırken, gelişen teknoloji ile artık karanlıkta bile kilometrelerce ilerisini öngörebiliyoruz.
Erken teşhis her zaman önemlidir. Bu nedenle ben tüm vatandaşlarımıza doğumdan itibaren yaşamları boyunca ağız ve çene yüz bölgelerinde gördükleri en ufak bir düzensizlik, ağrı vb. durumlarda mutlaka bir diş hekimi görüşü almalarını, "bana bir şey olmaz deyip" şikayetlerini göz ardı etmemelerini öneriyorum. Ayrıca hiçbir şikâyetleri olmasa bile yılda bir kez mutlaka bir diş hekimine muayene olmalarını ve yakın zamanda çektirmedilerse bir panoramik çene filmi aldırmalarını öneriyorum. Panoramik çene filmi; halk sağlığı ve genel ağız taramalarında yüksek teşhis doğruluğu ile düşük radyasyon dozu sunması nedeniyle ilk tercih edilen standart tarama yöntemidir.
Diş ve diş eti hastalıklarının pek çok hastalığa davetiye çıkardığını biliyoruz. Ertelenen diş tedavileri ne gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir?
Diş ve diş eti hastalıklarının kalp ve damar hastalıkları, kalp krizi, enfektif endokardit, insülin direncinin artması, yaşlılarda ve bağışıklık sistemi bozuk hastalarda zatürre, yine hamilelikte tedavi edilmeyen enfeksiyonlar, erken ve düşük kilolu bebek doğumu, eklem romatizması ve Alzheimer gibi hastalıkları tetiklediğini göstermiştir. Bunun yanında diyabet, lösemi ve bazı kan hastalıkları, otoimmün hastalıklar, HIV/immün yetmezlik sendromu, Crohn, Çölyak, B12/demir eksikliği gibi hastalıkları ise daha sistemik belirtiler vermeden önce, sadece ağız içi belirtileri ile erken teşhis etmek mümkündür. Bu tür vakaların erken teşhisinde diş hekimleri ile ağız ve çene cerrahisi uzmanı diş hekimleri çok önemli bir rol oynamaktadır.
Günümüzde en çok ilgi ve talep gören diş uygulamaları nelerdir?
Günümüzde dental implant ve estetik diş görünümü taleplerinin arttığını görüyoruz. Hastalarımız da bazen cep telefonlarına sosyal medyadan indirdikleri fotoğraflarla bize gelebiliyorlar. Ancak her alanda olduğu gibi hastaların talepleri dikkate alınırken, dikkatli muayene ile kendisine en uygun tedavi seçeneklerinin sunulması önemlidir. Burada son noktaya koyan, hastanın beklentilerini, şikayetlerini en iyi şekilde değerlendirdikten sonra doğru endikasyonu belirleyen diş hekimi olmalıdır. Her zaman için arkadaşınızın ya da komşunuzun yaptırdığı diş tedavisi ya da gördüğü farklı bir tedavi sizin için uygun olmayabilir. "Hastalık yoktur, hasta vardır" deriz biz. Yani her tedavi, teşhis edilen hastalık aynı olsa bile kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazen hastanın sırf estetik için istediği tedavinin kendisine yapılmaması onu ileride maddi ve manevi olarak daha rahat ettirecektir. Burada hekime güven ve hasta-hekim ilişkisi çok önemlidir.
Hastanın hekime güvenmesi önemli
Hastalara her zaman yeterli vakit ayırmak; tıbbi terimlere boğmadan, hastalığı ve tedavisini onun anlayabileceği sadelikte anlatmak ve tedavi seçeneklerini net olarak sunmak önemlidir. Tedavisini anlamayan hastaya faydalı olmak zordur. Hastanın hekimine güvenmesi, sorunu olduğunda çekinmeden sorabilecek rahatlığı hissetmesi, size ulaşabilmesi ve tedavisi için tüm bilgi ve tecrübenizi gösterdiğinize ikna olması, tedavisinin doğru olduğuna inanması çok önemlidir.
Bazı hastalıklarda diş sağlığı ve tedavisi daha bir önem taşıyor
Son zamanlarda sıkça karşımıza çıktığı için birkaç önemli konuya dikkat çekmek istiyorum… Birincisi kemoterapi gören ya da osteoporoz tedavisi gören hastalar. Günümüzde maalesef neredeyse her ailede bir kanser hastası bulunmakta, birçok kadın hastaya da osteoporoz tanısı konulmakta ve tedavileri yapılmaktadır. Bu hastalarda kullanılan ilaçlar kanserin tedavi edilmesinde ve/veya metastaz yapmasının (vücudun diğer bölgelerine yayılmasının) önünü almakla birlikte kemik iliğini ve ağız mukozasının kendini yenileme ve onarma kapasitelerini baskılamaktadır. Özellikle bifosfonat grubu ilaçlar, denosumap gibi kanser ilaçları çene kemiğinin kendini yenileme yeteneğini neredeyse durdurmaktadır. Bu yüzden tedavilere başlamadan en az 2-3 hafta önce tüm diş tedavilerinin, çekimlerin, cerrahi işlemlerin tamamlanması gerekmektedir. Aksi halde ilaca bağlı çene kemiği nekrozu (ölümü) kaçınılmazdır. Tedavi edilmesi çok güç, zahmetli, uzun ve kalıcı sekel bırakması mümkündür. Maalesef kanser tedavisi öncesinde hastaların rutin ağız muayenelerinin ve gerekli tedavilerin yapılmadığını, sıklıkla atlandığını ve maalesef çene kemiklerinde nekrotik dokularla geldiğini görüyorum.
20 yaş dişleri mutlaka zamanında çekilmeli
Diğer önemli bir konu ise özellikle 10-15 yaş arasında ortodontik tedavi gören veya tedavisi devam eden genç hastaların sürmemiş 20 yaş dişlerinin pozisyonlarının değerlendirilmesidir. Bu dişlerin gerekiyorsa çekim işlemlerinin 18-20 yaşından önce, diş köklerinin oluşumu tamamlanmadan, diş hekimi ya da ağız ve çene cerrahisi uzmanı tarafından yapılması hastayı ileride daha riskli ve zor gömülü diş operasyonlarından kurtaracaktır.
Düzenli ağız ve diş bakımı ile diş hekimi kontrolü ne derece önemli?
Bir diğer üzerinde durulması gereken ve çok önemli konu ise diş fırçalama alışkanlığının istisnasız tüm vatandaşlarımıza kazandırılmasıdır. RTÜK kaynaklarına göre günde ortalama dört saat televizyon izleyen, BTK verilerine göre günde ortalama 3,5 saat sosyal medya kullanan ülkemizde bu kaynaklar mutlaka ağız bakımı ve diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması için kullanılmalıdır. Belki ilginç bulacaksınız ama bana göre ülkemizde görsel medyada yayınlanan her filmde ve dizide hiç olmazsa bir iki saniye dahi olsa diş fırçalama sahnesi şartı olmalı, ülke çapında ağız bakımı ve diş fırçalama seferberliği ilan edilmelidir. Hatta ağzında ikiden fazla çürük olan çocukların ilköğretime kayıtları, tedavisinin tamamlandığını gösteren diş hekimi onayı olmadan yapılmamalıdır. Bu konunun hem sağlık hem de milli servet kaybı açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.
