- Şehitkamil / Gaziantep
- +90 (342) 232 80 81
- info@cemiyet.com.tr
Atıktan sanata, metalden markaya uzanan bir hikâye Metaliche By Nilayen
16 Eylül 2026Sanatı zanaatla, zanaatı ise profesyonel üretimle buluşturan Nilay Gündüz, Metaliche By Nilayen markasıyla; heykellerden mimari projelere, özel mekân tasarımlarından kent estetiğine kadar geniş bir alanda üretim gerçekleştiriyor.
Gaziantep’in marka kimliğinden ilham alan, ‘Birleşimlerin sınırsızlığını’ kendi tasarımlarının merkezine koyan Nilay Hanım ile bir tutkunun markaya dönüşmesini, devasa metal eserlerin arkasındaki emeği ve geleceğe dair hedeflerini konuştuk.
Gaziantep’te doğmuş bir sanatçı olduğunu dile getiren Nilay Gündüz, marka yolculuğunu şöyle anlattı: “Yaşadığım şehrin ismi bile marka şehir Gaziantep. Bu şehirde kimlikli bir iş yapmak için marka olmak gerekiyor. Gaziantep olarak her şeyin coğrafi işaretini ve tescilini alıyoruz. Bunu fark ettiğimde, benim de işimde hem mükemmel hem de marka olmam gerektiğini anladım. 2005 yılında atıklarla yaptığım üretimle doğan Nilayen, birleşimlerin sınırsızlığını anlatıyor. İsmimim anlamını edebiyat öğretmeni bir takipçimden öğrenmiştim. Nilay; ‘birleşimlerin merkezi’ anlamına geliyormuş. İsmimiz kaderimiz olur derler, zaman bunu benim için haklı çıkardı. Tasarımlarımda ve sanatımda sınırsız objeler üzerine çalışmalarımı takip eden bir başka sanat sever de “Senin hayallerin sınırsız boyutlarda, bence sen enleri zorluyorsun, kabuğuna sığmıyorsun ve çerçeveleri taşacak tasarımlar ve eserler ortaya koyuyorsun. Sen Nilayen’sin” demişti. Kulağa çok hoş geldi ve “Neden olmasın” dedim. O yıllarda hemen marka tescil başvurusu yaparak tescilini aldık. Sayısını unuttuğum birçok tasarımın altına Nilayen markası ile imza attık. 2019 yılında ise metal tutkulu bir kadını anlatan ‘Metaliche’ markası ortaya çıktı. Metale kadın eli değdi ve ‘Metaliche’ tescil edildi.”
Mekan kuyumculuğu yapıyoruz
Atölyesinden ve çalışmalarını anlatan Nilay Gündüz, “İlk atölye çalışmalarım 2004 yılında bir garajda başladı. Sanattan zanaata tasarımlar ve sanat eserleriyle birçok projede yer aldık. Yalnız başlayan marka yolculuğum şu an daha geniş bir ekiple yıllar içinde büyüdü ve KÜSGET Sanayi Sitesinde büyük bir işletmeye dönüştü. Heykeller ile başlayan hikâyeme zamanla belediyeler ve kurumlarla iş birliği eklendi; malikane, villa, otel projeleri dahil oldu. Aslında mekan kuyumculuğu yapıyoruz diyebiliriz. Başarılı bir metal işleme atölyesi ekibi olduk. Kentimizin önemli kavşaklarında, parklarda, şehrin işlek noktalarındaki eserlerimizle karşılaşabilirsiniz. Aynı zamanda dekorasyonda, başarılı mimarların metal projelerinde de bizim imzamız var. Ve çok özel mağaza cephe çalışmalarında da yine bizden izler görmeniz mümkün” diye konuştu.
Metale olan tutkum 6 yaşında başladı
Metal gibi zor ve güçlü bir malzemeyle çalışmaya nasıl karar verdiğinden de bahseden Nilay Gündüz, “6 yaşında başlayan metal aşkım, beni gün geçtikçe daha çok içine çekti. Çocukken sadece tellere ve kola kutularına gücüm yeterdi. Zamanla metal atıklarla heykeller yapmaya başladım derken gelen taleplerle birlikte çok özel hikayeler ve eserler ortaya çıkmaya başladı. Bir kadın için çok zor ve güç gerektirdiği düşünülen devasa eserler, şaşıran gözlerle baktıran eserler ortaya çıktı. Bu da beni hem gururlandırıyor hem de mutlu ediyor” dedi.
Tasarımın bir hikayesi olmalı
“Hem kent tasarımlarımda hem de kişisel tasarımlarda hikâye çok önemli” diyen Nilay Gündüz, tasarımlarını oluştururken nelerden ilham aldığını anlattı: “Kentin elbette kıymetli bir geçmişi ve hikayesi var. Tarihi bilmek çok önemli ve değerli. Araştırma yapmaya ve iyi bir fizibilite sonucu yapacağım eserin sembol niteliği taşımasına özen gösteriyorum. Kişisel çalışmalarda ise karakter öne çıkar. Kişisel zevkler ve ruhun temsillerini bulmak önemli.”
Özgünlüğe önem veriyorum
Nilay Gündüz, bir fikrin sanat eserine dönüşme süreci hakkında ise şunları söyledi: “Araştırmalar tamamlandığında ruhunuzu artık o çalışmaya teslim edersiniz. Ölçeklendirmeler yapılır, alt yapı çalışmaları başlar. Özgün bir tasarımsa eser sizi içine çeker. Sonucu bazen ben bile tahmin edemem. Ama mimari projeler tamamen milimetrik planla işler.”
Estetik de işlevsellik de önemli
Tasarımlarda hem estetiğin hem de işlevselliğin önemini vurgulayan Nilay Gündüz, “Projeler kullanıma uygun olarak planlamalı. Gerektiğinde mimarlarımıza bilgilendirme yapmamız gerekir. Ustalık da bunu gerektirir. Mimarlar tasarımlarını yapar ama malzemeyi bizler tanırız. Sanatsal eserlerdeki işlevsellik ise daha çok ruha hitap eder. Bu nedenle anlatımı çok kuvvetli verilerle işlersek o zaman ortaya güzel bir eser çıkar” ifadelerini kullandı.
Devasa çalışmalar ciddi profesyonellik ister
Devasa büyüklükte eserlere de imza atan Nilay Gündüz, bu eserlerin zorluk derecesi hakkında şunları söyledi: “Ekibin başındaki kişi her konuya çok hakim olmalı. Devasa çalışmalar ciddi profesyonellik ister. Zemin yapısından başlayarak her durum iyi hesaplanmalı. Sadece eseri yapmak yeterli değil; teknik detaylar, statik hesaplar gerektirir. Yani benim için bu kurallar çerçevesinde, bilinçli adımlarla ilerlendiği sürece zor olmuyor.”
Mekanların bir ruhu olmalı
Ruhunu ortaya koyan mekanlar üreten Nilay Gündüz, süreç hakkında şu ifadeleri kullandı: “Mekanın neye ve kime hizmet edeceği, kitlesi ve kütlesi çok önemli. Mekan ya da kişiyi iyi okumak ve iyi tanımak tecrübe ile ilgili. Beyaz seven bir yere ya da kişiye siyahı dikte edersek başarısız oluruz. Talebin ne olduğuna ve kişinin bu talepten emin olunduğuna bakmak gerekir.”
Heyecan duymak önemli
Nilay Gündüz, “Üretirken sizi en çok heyecanlandıran an hangisi? Tasarlamak mı, metale şekil vermek mi yoksa ortaya çıkan eseri görmek mi?” sorumuzu şöyle yanıtlıyor: “İlk başta bu talebi oluşturan ortam ilgimi çeker. Orada yüksek enerji varsa heyecan kaçınılmazdır. Ancak ilgisiz davranışlar tüm ilham perilerimi kovalar ve genelde orada durmam. Heyecanla ve sevgiyle başlanan her proje mutlak güzel sonuç verir ve kutlama ile sonuçlanır. İşte o kutlama anı heyecanın devamıdır. Çünkü baştan sona her an keyifle geçmiştir. Yani tasarımın başarılı sonuç vermesi sadece bizim elimizde değil, ilhamı tetikleyen talebi oluşturan kişilerdir.”
Üretirken müzik dinlerim
Eser üretirken müzik dinlemenin kendisini motive ettiğini söyleyen Nilay Gündüz, “Müziksiz ellerim pek çalışmaz” diyor.
Özel tekniklerim var
Kendine has teknikleri olduğunu vurgulayan Nilay Gündüz, “Bizim işimizde sadece iyi bir sanatçı ya da usta olmanız tek başına yetmez. İşimizi her zaman daha ileriye taşımak için geliştirdiğimiz ve işimizin özüne uygun özel tekniklerimiz var” ifadelerini kullandı.
Markalarımın büyümesi beni mutlu eder
Markasının gelecek planlarından bahseden Nilay Gündüz, “Her marka sahibi gibi emek vererek ortaya çıkardığım Nilayen ve Metaliche markalarının emin adımlarla, kalitesiyle büyüyüp sayılı markalar arasında yer alması beni mutlu eder” dedi.
