Yükleniyor...

Sürdürülebilir yapılar tasarlayabilmek önemli

15 Eylül 2021

İnsan ve doğa arasında en ideal dengenin kurulabilmesini hedefleyen sürdürülebilirlik, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kentleşme ve mimarlık alanının gündeminde yer alıyor.

Sürdürülebilir yapıların ortaya konabilmesi için mimarların tasarım becerilerinin yanı sıra bu binaları inşa edecek yatırımcı, müteahhit ya da işveren tarafından tercih edilmesinin de önemli olduğuna dikkat çeken Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Aslı Tezel, “Sürdürülebilir yapılar tasarlayabilmek günümüzde mimarlar için en önemli konulardan biridir” dedi.

Konu ile ilgili araştırma yaparken şöyle bir cümle çıktı karşımıza…”Mimarlar gelecek nesillere iklim ve doğal döngüsü bozulmamış, sağlıklı ve sürdürülebilir çevreler bırakmakta birinci derecede yükümlüdürler”…Katılıyor musunuz?
Tabii ki bu görüşe katılmamak mümkün değil. Mimarların temel eğitimde aldığı ilk proje kriterlerinden biri, çevresine ve doğaya uyumlu yapılar yapmaktır zaten. Bir yapı fonksiyon olarak temel ihtiyaçları karşılasa bile başarılı bir yapı olarak kabul edilemez tek başına. Söz ettiğiniz kavramlar ve nitelikler her yapıda elde edilmesi gereken çağdaş mimarlık değerleridir aynı zamanda. Sürdürülebilir yapılar tasarlayabilmek günümüzde mimarlar için en önemli konulardan biridir kuşkusuz. Tabi şunu da belirtmek lazım ki sürdürülebilir yapıların ortaya konabilmesi, mimarların tasarım becerilerinin yanı sıra binayı inşa edecek yatırımcı, müteahhit ya da işveren tarafından da en az mimar kadar olmazsa olmaz kabul edilmesine bağlıdır.

Çevreye duyarlı tasarımın öneminden bahseder misiniz?
1970’lerde “Çevresel Tasarım” olarak başlayan çevreye duyarlı yapı yapma bilinci, “Yeşil Tasarım”, “Ekolojik Tasarım” ve 1990’ların ortasında “Sürdürülebilir Tasarım” olarak gelişim gösterdi. 1990’ların ortasına kadar öznesi “bina”, kaygısı “doğayla dengeli bağ kurmak” olan, genel anlamda “çevreye duyarlı” uygulamalardan söz edilebilir. Bu tip bir yapı çözümlenirken birinci ölçüt, tasarım yaklaşımıyla takınılan çevreci tavrın ne kadar sığ (teknoloji merkezli / techno-centric) veya derin (ekoloji merkezli / eco-centric) olduğudur. İkinci olarak, yapıyı çevreye duyarlı kılan mimari tavrın niteliği, yani binanın morfolojisi, malzeme seçimi ve yapım tekniği, iklim ve topografyaya uygun yapı elemanlarının seçilmesidir.

Sürdürülebilir mimari, önceki mimari yaklaşımları da kapsayan bir üst başlık olup, küresel çevre sorunları ve gelişme problemlerine çözüm olarak desteklenen, bütüncül, stratejik ve planlı bir yapılaşma şeklidir. Böylece morfolojik özellikleriyle olduğu kadar, yörenin toplumsal, kültürel ve ekonomik altyapısına bulunduğu katkıyla da çevreye duyarlı sayılan bir mimari pratik öngörülmektedir.
Çevreci yaklaşımlar mimari uygulamalarda/projelerde tasarımlara nasıl dâhil edilmeli? (Çevre tasarımı, yapı malzemesi seçimi, iklimlendirme, atık yönetimi vs gibi.)
Bu sorunun cevabını geleneksel mimarimize bakarak cevap verebilirim. Malzeme tercihini doğal, yerel, bol ve ucuzdan yana kullanan atalarımız her bölgede farklı yapım teknikleri ve malzemeleri ile yapılar inşa etmişler. Kimi bölgede yalıtım değeri yüksek, nefes alan ve depreme dayanıklı bir malzeme olan saman balyasından konutlar üretirken, kimi yerde nefes alan, kışın sıcak yazın soğuk tutan taş tercih etmişler. Hangi bölgede hangi malzeme bol ve kolay elde edilebilirse onu tercih etmek zaten günümüzün çevreci bina üretim önceliklerinden biridir. Aslında çevreci tasarımı görmek istersek tarihi yapılarımıza bakmak yeterli.

Planlamada, ‘yöresel iklimsel özellikler’ de önemli mi?
Yöresel ve iklimsel özellikler göz önünde bulundurulmadan sadece sürdürülebilir yapılar değil mimari yapılar da elde edilmiş olmaz. Proje üretimin ilk adımları zaten bu söylediğiniz nitelikler üzerine inşa edilir. Her bina ‘yere’ bağlı olmalıdır. Başka türlü bir tasarım düşünmek mümkün değil diye düşünüyorum. Gaziantep’te yapılan bir binayı olduğu gibi İstanbul’a taşıyabilmek mümkün olmamalı zaten.
Daha çevreci binalar/kentler ön plana çıkıyor son zamanlarda. Biz şehir ve ülke olarak hangi noktadayız?
Gaziantep özelinde sürdürülebilir ve çevreye duyarlı yapılar üretmek adına “Ekolojik Kent” projesini değerli buluyorum. Hem mimarlar hem de müteahhitler için öğretici bir yanı oldu bu bölgenin. Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı kılavuz sayesinde sürdürülebilir bina kriterleri madde madde belirtiliyor ve buna göre binalar puan kazanıyor. Ekolojik kent içinde tasarım yapmak bu proje puanlarına göre mümkün olabiliyor. Şu an belirli bir alanda sınırlı kalsa da ileri şehrin her bölgesinde aynı niteliklere sahip yapıların yapılacağını umut ediyorum. Sürdürülebilir yapılar sadece “arz edilen” olmaktan çıkıp “talep edilen” olursa daha yaşanabilir kentlere sahip olacağız.

Sosyal Medyada Paylaş
GÜLŞAH SERT