Yükleniyor...

Empati ile fark yarattık

15 Mart 2022

Empati Sosyal Sorumluluk ve Eğitim Derneği’nin 6. ve 7. dönem yönetim kurulu başkanlığını yürüten Hale Konukoğlu ‘Cemiyet Plus’ ekranlarına konuk oldu. Kuruluşundan bugüne dernekte bilfiil görev yapan Konukoğlu ile ‘10 soruda Empati Derneği’ni konuştuk…

İki okulu eğitime öğretime kazandıran, sağlıktan kültür sanata birçok alanda başarılı projeye imza atan Empati Derneği’nin 13 yıl önce başlayan yolculuğunu ilgiyle okuyacaksınız...

 EMPATİ Derneği nasıl doğdu, var mı bir hikâyeniz?

Gaziantep; pek çok alanda dünya kentlerine rol model gösterilen, dinamik bir kent… Aynı zamanda girişimci ve rekabetçi. Bizler doğup büyüdüğümüz topraklara bağlıyız. Bu sıfatlar hızlı bir sanayileşme ve ekonomi ile birlikte zengin bir kent ortaya çıkardı. Ancak fark ettik ki Gaziantep bu kadar ekonomik ve sosyal anlamda pek çok şehre, ülkeye kafa tutarken eğitimde hak ettiği yerde değildi. Bu noktadan hareketle eğitimini tamamlamış genç, dinamik10 arkadaş, 13 Şubat 2009 yılında derneğimizi kurduk.

 Faaliyetlerinize ne zaman başladınız?

İlk etkinliğimiz Nil Burak konseriydi. Üstelik sadece konser yapmakla kalmadık, bir sanat galerisiyle anlaştık. Oradan gelen yağlı boya resimler satışa sunuldu. Hem konserden hem de tablolardan güzel gelir elde ettik. Sakatlar Derneği Başkanı Hulusi Kalender ile iletişime geçtik ve 5 adet tekerlekli sandalyeyi Ampüte Takımına hediye ettik. Biz dernek olarak hiçbir zaman bir şeyi yapmış olmak için yapmadık, ufak dokunuşlarla fark yaratmaya çalıştık her zaman.

 Dernek olarak özellikle eğitim alanında Gaziantep’e önemli hizmetleriniz oldu. Şehre iki okul kazandırdınız...

Genç bir dernek olarak kuruluşumuzdan sadece 4 yıl sonra Şehitkâmil Empati İlkokulunu açtık. 2017 yılında Zeynep Başkan döneminde ikinci okulun protokolünü imzaladık. 2018 yılında, ne mutlu ki o da benim başkanlığım dönemine denk geldi, Şahinbey Empati İlkokulunu hayata geçirdik. Bu iki okulumuzda şu an 64 dersliğimizde 3 bin 200 öğrencimiz eğitim alıyor.

 Eğitim yararına gerçekleştirdiğiniz etkinliklerin yanı sıra çeşitli projelerle de pek çok insanın hayatına dokundunuz. Biraz bahseder misiniz bu projelerden?

Empati Derneği olarak bizim itici gücümüz eğitim ancak ülkenin nabzına, şehrin ihtiyaçlarına göre elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. 2013-14 yılında ülke olarak terörle mücadelede büyük sınavın verildiği bir süreçti, Zeynep Başkanın dönemiydi. Şehit çocuklarımızla ilgili çeşitli etkinlikler gerçekleştirdik, kimse duyarsız kalmadı ve elde ettiğimiz bağışları bu çocuklarımıza burs için kullandık. En güzel kısmı da sürdürülebilir hale geldi. 2018 yılında benim başkanlığım döneminde Sanko Park işbirliğinde Ayşe Arman’ı ağırladık. ‘Bir kolye, bir iyilik bir burs’ sloganıyla yola çıktık ve konu şehit çocukları olunca beklentimizin üzerinde bir bağış aldık. Tüm Gaziantep projemize sahip çıktı ve 28 çocuğumuza burs desteği sağladık. İki çocuğumuzu mezun ettik.

Pınar Başkan döneminde Onkoloji Hastanesi için tesis denilebilecek konforda, içinde oturma ve sosyalleşme alanı olan, peyzajı olan detaylı bir projeyi gerçekleştirdik. O ara LÖSEV’le yollarımız kesişti, velilere ve çocuklara bir moral yemeği düzenledik. Bunlar dönem dönem yaptığımız sosyal sorumluluk projelerine güzel örneklerdir.  

 Dernek olarak gelir elde ederken çok şık, vizyonel organizasyonlara imza akıyorsunuz. Bu bazen konser olabiliyor bazen konferans bazen müzayede… Şehre kattığınız kültürel değerlerden de bahseder misin?

Bizim her etkinliğimizin ilk amacı topluma fayda sağlarken şehrin sosyal ve kültürel yapısına da katkıda bulunmak. Dönemsel faaliyetlerimiz oldu. Bunlardan ilki 12 yıl önce gerçekleştirdiğimiz müzayedemizdi. Dönemin GSO Başkanı Nejat Koçer, her zaman yanımızda olan sevgili amcam Adil Konukoğlu, yine dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’i yanlarında getirerek müzayedemizin açılışını gerçekleştirdiler. Çok ilgi görmüştü ve çok iyi bir gelir elde etmiştik. Müzayede bizim gözbebeğimiz bir organizasyondur. Sonrasında atölyeler yaptık. Sertap Erener, Nilüfer, Fatih Erkoç gibi harika sanatçıları getirdik. Bilkent ve Çukurova Senfoni Orkestralarını ağırladık yine kentimizde. Şehrimizi bir anlamda güzel bir şekilde temsil ettiğimize inanıyorum ben. 

 Pandemi sürecini nasıl yönettiniz?

Pandeminin hayatımıza kattığı önemli şeylerden biri online eğitimlerdi. Selda Göktaş online olarak muhteşem bir sunum yaptı bize. Katılım ve ilgi de çok yoğun oldu. Buradan elde ettiğimiz gelirle okullarımızda öğrenim gören öğrencilerimize hijyen paketi dağıttık. Sanko Üniversitesiyle online toplantılar gerçekleştirdik. Benim en keyif alarak yaptığım bir proje de başkanlığını Ebru Ataca’nın yaptığı Okul Destek Derneği ile gerçekleştirdiğimiz online eğitimdi. Ebru Hanım matematikçi ve bir atölyesi var. Pandemi döneminde arkadaşlarıyla gönüllülük esasına dayanan bu derneği kuruyor. Gönüllüler üzerinden ulaştığı ortaokul öğrencilerine İngilizce, matematik ve kodlama üzerine online eğitimi veriyorlar. Ebru Hanımı Gaziantep’e davet ettik ve Milli Eğitim Müdürümüzü ziyaret ettik. Bunun üzerine Gaziantep’te ilk olmak üzere online eğitim protokolü imzaladık. Çok keyif aldığım bir proje, üstelik sürdürülebilir olması ayrı bir keyif veriyor. Şehrimizdeki 200 öğrencimize online eğitim verdik. Okul Destek Derneği’nin ölçüm yapabilen bir data sistemi var. Gaziantep’teki tanımlanmış sınıflar Türkiye ortalamasının yüzde 73 üzerinde bir başarı gösterdiğini ilettiler. Bunu duymak, velilerin yaşadığı mutluluk bizi daha da çok motive etti. İçlerinden online eğitime ulaşma şansı olmayan 20 öğrencimize ipad hediye ettik. Bu program 5 ve 8. sınıfları kapsıyor. Şimdi o 200 öğrenci mezun oldu. Yerine Şahinbey ve Şehitkâmil ilkokullarındaki öğrencilerimizden 73 öğrenciyi dahil ettik. Pandeminin en güzel kazanımıydı bu proje bizim için.

İki yıl üst üste şenlik yapamadığımız için klasik alışveriş sepetlerimizi hediye kutusuna çevirdik, 200 hediye kutusu hazırladık. Geliriyle de İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla dezavantajlı bölgelerdeki çocuklarımıza 650 adet bot, 650 adet mont gönderdik. 2021 yılında ise alışveriş kutularımız için tekstilinden yemek tabağına kadar özel bir seri oluşturuldu. Muhteşem bir talep gördü. 500 tane kutu sattık. Buradan elde ettiğimiz gelirle de Milli Eğitim Müdürlüğü vasıtasıyla Gaziantep’te ilk 20 bine giren; tıp, eczacılık, mühendislik, mimarlık, sosyal bilimler gibi bölümleri tercih eden başarılı 42 kızımıza burs imkanı oluşturduk.

 Gerek Gaziantep’te gerekse de şehir dışından oldukça ilgi gören, ses getiren bir alışveriş şenliğine imza attınız ve geleneksel hale getirdiniz…

Alış veriş şenliğimizi İlk olarak 2013 yılında gerçekleştirdik, 6 şenlik yaptık. (Hatta 7. Si için de tüm hazırlıklarımızı yapmıştık ki çok değerli bir kayıp yaşadığımız için iptal ettik.) İstanbul’dan ve çevre illerden de çok güzel firmalar getirdik. Şehrin sosyal ve ekonomisine fayda sağlarken yeni tanınan firmalara, kadın girişimcilere destek sağladık, bu mutluluk verici. Üstelik şenliklerimizin içini küçük küçük seminerler ve atölyeler de kattık. O güzel enerjiyi hem katılımcılarımız hem biz çok özledik.

Sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluk projelerine bakış açısı nasıl olmalı? Neler söylemek istersiniz bu konuda?

STK’lar arasındaki işbirliğine yönelik dayanışma ilkesiyle hareket etmek çok önemli. İş birliğinin sosyal sorumluluk projelerini daha da kıymetli kıldığına inanıyorum ben. Biz 13 yıldır ne zaman bir dernek ya da vakıfla bir araya gelip ortak akılla hareket etsek enerjisi daha farklı oluyor. Fatma Şahin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı iken Pınar Başkan ‘Haydi kızlar okula’ kampanyasının Gaziantep ayağını yürüttü. Zeynep Başkan, ‘Gelin etmeyin okula gönderin’ projesinde aktif rol oynadı. Benim dönemimde de Öğretmen Akademisi Vakfıyla, Okul Destek Derneğiyle bir araya geldik. Öğretmen Akademisi Vakfı, öğretmenlere yönelik eğitim veren bir vakıf. Biz bu vakıfla da kendi okullarımızdaki öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin eğitim almalarını sağladık. Geri dönüşler o kadar güzel olmuştu ki.

Bence hedefe yürüdüğünüz insanlarla uyum enerjisini yakalamak da çok önemli. Biz mayayı çok güzel tutturduk. ‘Ben’ değil ‘Biz’ olarak hareket ettik her zaman. Böyle olunca da başarı kaçınılmaz oldu.

 Üç kızınız var. Özellikle kız çocuklarının eğitimi, ayakları üzerinde durabilen bireyler olarak yetiştirilmesi konusunda ne mesaj vermek istersiniz?

Üç kızım var, en büyük kızım 18 yaşında. O, beş yaşındayken derneği kurmuştuk. Onlara da rol model olduk. Ben de üç kız çocuğu olan bir ailede doğdum, büyüdüm. İki ablam var. Bu konuda şanslıydım, kız-erkek ayrımı yapılmayan bir ailede büyüdük. Babamızın yanında çok kıymetliydik. Benim en büyük şansım babamın özelliklerine sahip bir eşimin olması. Kızlarımız Cengiz’in yanında çok özel ve kıymetli. Kızlarıma en büyük öğüdüm, ‘Özel zevklerinize sonrasında yer verebilirsiniz ancak ilk önce meslek sahibi olacaksınız’. Sağ olsunlar onlar da bu bilinçle farkındalıkla hareket ediyorlar. Ben de onların her zaman yanında olmaya çalışıyorum. Dil öğrensinler, yurt dışında vizyonlarını geliştirsinler, kariyerlerini tamamlasınlar ve dönsünler şehirlerine, ülkelerine, ailelerine maksimum fayda sağlasınlar.

 Hale Konukoğlu’na göre güçlü kadın tanımı nedir?

Bizler Anadolu kadınının mirasçılarıyız. Her türlü zorluğa göğüs geren, öncelikli vazifesi annelik olan, annelik bilinciyle hareket eden ama bir yandan da kendini izole etmeyip sahada var olan üretken, çalışkan, azimli, her türlü yeniliğe açık, dil birliğinin kolay gelişebildiği kişi benim gözümde güçlü kadındır.  

Sosyal Medyada Paylaş
GÜLŞAH SERT
Ekli Görseller