Yükleniyor...

Hayat mottom: Yaşadığın hayatı sev

15 Şubat 2025

123. sayımızın kapak konuğu herkesin yakından tanıdığı bir isim, Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (GiKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Ekinci. Ufuk Hanım ile Anadolu Han’da gerçekleştirdiğimiz söyleşi ve çekimlerde STK’lara bakış açısını, çalışmalarını ve özel hayatını konuştuk. Kendisini, ‘sabırlı ve disiplinli’ olarak tanımlayan Ufuk Ekinci, hayatı olduğu gibi kabul ettiğini ve anın tadını çıkarmayı sevdiğini anlatıyor. Ailesine vakit ayırmaya ve onlarla keyifli vakit geçirmeye her zaman özen gösterdiğini söyleyen Ufuk Hanıma samimi sohbeti ve nezaketi için teşekkür ediyoruz.

STK faaliyetlerinin gönüllülük esasına dayandığını anlatan Ufuk Hanım, sosyal sorumluluk projelerinde yer almaktan mutluluk duyduğunu ifade etti. Kimliğini kabul ettiren, hayatta karşılaştığı zorluklara karşı direnç gösterebilen, hedeflerine ulaşmak için kararlı adımlar atan ve yaptıkları ile başkalarına da ilham veren kadını, ‘güçlü kadın’ olarak tanımlayan Ufuk Ekinci ile yaptığımız söyleşiyi keyifle okuyacaksınız…

Sizi tanıyabilir miyiz?

Gaziantepliyim. Üniversite de dahil olmak üzere tüm eğitim hayatımı Gaziantep’te tamamladım. ODTÜ İnşaat Bölümünü, ardından da Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümünü bitirdim. Gaziantep Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptım. 1996 yılında Fatih ile evlendim. Emin ve Narin Derin adında iki çocuğum var. Uzun bir çalışma hayatım oldu.

Çalışma hayatınızdan bahseder misiniz?

Üniversite bitince ilk olarak Güven A.Ş’de çalışmaya başladım, Şanslı bir süreçti benim için. Çok güzel bir aile ortamında 9 yıl geçirdim. Ekinciler İnşaat, Kurtalan Çimento Fabrikasını satın alınca farklı bir şehirde, çimento sektörü ile tanıştım. 6 yıl, işim kadar hayatı da öğrendiğim bir dönemdi benim için Kurtalan. İşim ile bağlantılı olarak, fabrika arazi içinde TEGV’in öğrenim birimini açtık, tenis kortları yaptık, fabrika personelinin çocuklarından folklor kulübü kurduk. Bu süreçte bölgeyi tanımak ve anlamak şansım oldu. Çok güzel insanlar tanıdım. Emin’in ilkokula başlaması ve annemin hastalığı nedeni ile Gaziantep’e döndük. Bundan sonraki işim, çocuklar ve eğitim üzerine idi. Yaklaşık 3 yıl TEGV Eğitim Parkının yöneticilini yaptım. Bu süreç ise en zevkli iş dönemimdi. Gaziantep Çimento özelleşince, tekrar çimento sektörüne döndüm. 13 yıl insan kaynakları yöneticisi olarak çalıştığım görevinden 2020 yılında ayrıldım. Şimdi proje bazlı gayrimenkuller ve yurt dışı gayrimenkulleriyle ilgileniyorum.

GİKAD Yönetim Kurulu Başkanısınız… STK’lara bakış açınızı, geçmişten bugüne görev aldığınız STK’ları ve şu an neler yaptığınızı anlatır mısınız?

STK’lar toplumda sosyal değişim yaratmaya, toplumun gelişmesine katkı sağlamayı amaçlar. Bunu yaparken aynı zamanda toplumsal ruhla birlik beraberlik içinde olunmasını hedefler. STK gönüllülük işidir. Keyif alarak yapılmalıdır. Ben de hep sorumluluk aldım ve yaptığım çalışmalardan mutluluk duydum.

STK’da ilk görev aldığım dernek, Gaziantep Rotaract Kulübü idi. Hepimiz çok genç ve aynı zamanda heyecanlıydık. Kütüphaneler kurduk, aşılama çalışmalarına katıldık. Rotaract Kulübü’nde başkanlık ve bölge temsilciliği yaptım. Daha sonra Kavaklık Rotary Kulübü üyesi oldum. Şimdi eşim kulübün üyesi. 1992-2000 yılları arasında Gaziantep Lisesi Mezun ve Mensupları Derneği’nin yönetim kurulunda görev aldım. Okuduğunuz okul için bir şeyler yapmak çok değerliydi. 2007 tarihinde Gaziantep Kulübü’ne üye oldum. Yönetim kurulu görevlerimden sonra 2 yıl derneğin başkanlığını yaptım. Hala da aktif üyesiyim. Gaziantep Kulübü’nün her zaman yeri benim için çok farklıdır.

Bu dönem Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (GİKAD) yönetim kurulu başkanlığını yürütüyorum. Kadınların ekonomik hayatın içinde yer almaları için yaptığımız her işten heyecan duyuyoruz. Yaptığımız bazı çalışmalardan bahsedeyim…

Derneğimiz, bağlı olduğumuz GİFED ve GÜNSİFED federasyonları nedeniyle ulusal bir yapıya sahip. Kendi faaliyetlerimizin yanı sıra ortak projeler de yürütüyoruz. GİFED önderliğinde kurulan AVOLE-Küresel Ekonomide Kadın Liderler İttifakı ile 17 ülkenin İş Kadınları Derneği ile iş birliği içindeyiz.

Rotary-Türkiye kapsamında yürütülen GİKA-Girişimci Kadınlar Projesinin Gaziantep’teki protokol ortaklarından biri de derneğimizdir. Projeye verdiğimiz destekle birçok kadının sertifika almasına katkı sağladık.

Hasan Kalyoncu Üniversite ile bir protokolümüz var, girişimcilik eğitimi üzerine. Eğitimi alan üyelerimiz, girişimcilik eğitimi verebilecek. Eğitim verdikleri kişilere de HKÜ tarafından sertifika verilecek.

Eğitim komisyonumuz tarafından çocuklar için girişimcilik kutu oyunu tasarlanmakta. Genç kızlarımızın çalışmalarımızda yer alması, birbirimize rol model olmak için GENÇ GİKAD’ı kurduk. Onların heyecanı ile yol almak bize güç veriyor. Şu andaki hedefimiz Kıbrıs ile yürüttüğümüz proje için bir atölye kurmak. Hem kadınlara istihdam yaratmak hem de kutnunun ulusal alanda daha fazla yer almasını hedefliyoruz.

Dâhil olduğunuz sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla sosyal sorumluluk projelerinde de yer alıyorsunuz… Toplum yararına projelerin desteklenmesi konusunda bir mesaj vermek ister misiniz?

Toplum yararına projelerin desteklenmesi; toplumun gelişmesi, dayanışmanın artması, adalet ve eşitliğin sağlanması adına çok önemli. Bu tür projeler, genellikle sosyal sorunlara çözüm getirmenin yanında tüm toplumun daha iyi bir yaşam standardına ulaşmasını amaçlamaktadır. Sonuca ulaşmak da bireylerin olumlu yaklaşımı ve aynı bakış açısıyla hareket etmeleri ile başarılabilecektir. Bu nedenle herkesin katılımı çok değerlidir.

‘Güçlü kadın’ profili nedir size göre?

Güçlü kadını duygusal, zihinsel ve psikolojik dayanıklılıkla tanımlayabilirim. Kimliğini kabul ettiren, hayatta karşılaştığı zorluklara karşı direnç gösterebilen, hedeflerine ulaşmak için kararlı adımlar atan ve yaptıkları ile başkalarına da ilham veren kadını, güçlü kadın olarak tanımlayabilirim.     

Kadınların iş hayatında olması konusunda neler söylemek istersiniz?

Kadınların iş hayatında yer alması, toplumsal ve ekonomik gelişim açısından çok önemli. İş gücüne katılan kadın, ülkenin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlar. Günümüzde en çok konuştuğumuz konulardan biri toplumsal cinsiyet eşitliği. Bu nedenle kadınlar iş hayatının her alanında yer almalıdır. Kadınların evi yönetiminde gösterdikleri başarı referanstır bana göre. İş yerlerinde daha fazla kadın bulunması, daha zengin ve farklı bakış açıları yaratır. Kadınların iş hayatında aktif bir şekilde yer alması, topluma olumlu rol modeller sunar. Kadınların profesyonel başarıları, diğer kadınlar için ilham kaynağı olacaktır. Bu durum, genç kızların ve kadınların gelecekteki kariyer hedeflerini belirlerken daha cesur adımlar atmalarına yardımcı olabilir. Kadınların iş gücüne katılması, aile içindeki dinamikleri de pozitif yönde değiştirebilir. Günümüz ekonomik şartları aile bireylerinin aile bütçesine katkı sağlaması yönünde ilerliyor. Kadınların çalışma hayatında aktif olmaları, erkeklerin de ev içindeki sorumlulukları paylaşmasını teşvik edebilir, bu da evdeki cinsiyet rollerini daha eşit hale getirebilir.

Hayat mottonuz nedir?

‘Yaşadığın hayatı sev’ diyorum. Hayatı olduğu gibi kabul etmek ve ona değer vermek gerekiyor. Bu yaklaşım bana anın tadını çıkarmayı, mevcut durumu iyimser bir bakış açısıyla değerlendirmeyi ve sahip olduğum her şeyin kıymetini bilmeyi öğretiyor. Gelecekteki belirsizliklerden fazla endişelenmeden, anı yaşamalı ve sevmeliyiz.

Kendinizi tanımlamanızı istesek nasıl bir cümle kurardınız? Nedir sizi siz yapan en belirgin özellikleriniz?

Sabırlı ve disiplinliyimdir. Bazı şeylerin zaman alabileceğini bilerek sakin kalırım. Olaylara olumsuz, duygusal tepkiler vermeden anlayışla yaklaşmayı ve zamanın getireceği çözümleri beklemeyi tercih ederim. Disiplinliyimdir, kurallara göre hareket etmeyi severim. Düzenin korunmasını amaçlarım. İş hayatımda çok faydalandığım bu özelliğimi sosyal yaşamımda da kullanırım. Anonymous’ın düşüncesiyle, "Disiplin, kararlarınızı doğru zamanda almanızı ve o karara sadık kalmanızı sağlar." 

Başarıyı nasıl tanımlarsınız, nedir başarının olmazsa olmazları?

Başarı, kendimize koyduğumuz hedeflere ulaşmaktır bana göre. Hayatta neyi başarmak istediğimiz, değerlerimiz, önceliklerimize göre belirlenir. Başarı yalnızca eğitimimiz, iş yerindeki pozisyonumuz, maddi kazancımız veya sosyal statümüz ile ölçülemez. Başarıyı kişisel gelişim, mutluluk, iç huzur ve yaşam amacına ulaşma olarak da tanımlayabilirim. Herkesin başarı tanımı farklı olsa da buna yönelik hedefi olması önemlidir. Hedefe ulaşmak için yılmamak, mücadele etmek ve vazgeçmeden ilerlemek de başarıdır bana göre.

Eşinizle nasıl tanıştınız, evlilik hikâyenizi paylaşır mısınız bizimle?

Fatih’le 1992 yılında tanıştık. Ben Gaziantep Rotaract Kulübü’nün başkanıydım, Fatih de Diyarbakır Rotaract Kulübü’nün başkanıydı. Diyarbakır Kulübü yeni kurulduğu için kulüp ile ilgili bilgi almak için beni aradı ve biz 45 dakika telefon ile konuştuk. Sonra Diyarbakır Kulübü Gaziantep’e geldi ve iki kulüp ortak toplantı yaptık. İlk kez orada karşılaştık Fatih’le. Çok güzel bir karşılaşmaydı, 3 yıl sonra evlendik. Fatih ile tanışmadan önce Diyarbakır’ı hiç bilmiyordum. Ama Fatih, ailesi ve Diyarbakır her zaman iyikim olmuştur.

Çocuklarınızdan bahseder misiniz? Onları yetiştirirken özellikle hangi hususlara dikkat edersiniz?

Oğlum Emin 26 yaşında. Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme okudu. O İstanbul’da yaşıyor. Sigorta sektöründe çalışıyor. Narin Derin 18 yaşında, o da bu yıl SANKO Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünde okumaya başladı.

Onları yetiştirirken öncelikle, çocuklarımızın eğitimlerine önem verdik. Kararlarına da her zaman saygı duyduk. Sanatla ilgileri olsun istedik. Emin bateri, Narin Derin çello çalıyor. Sporla ilgileniyorlar. Kendilerine ve başkalarına yararlı olmaları için STK’larda yer almaya teşvik ettik. Emin ve Narin Derin interact kulüplerinde görev aldılar. Başkanlık yaparak liderlik yapmayı öğrendiler. Sivil toplumun onlara sorumluluk kazandırdığını görebiliyoruz. Emin olduğum tek şey Atatürkçü iki genç yetiştirdik, yolları açık olacaktır. Onlar ile her zaman gurur duyuyorum.

Ailenizle birlikte neler yapmaktan keyif alırsınız?

Ailemle yaptığım her şey bana keyif verir. Her fırsatta birlikte olmak için küçük tatiller planlarız, birlikte sinemaya, tiyatroya, konsere gideriz. Özel günlerimize önem veririz. Doğum günlerimizi birlikte kutlarız. Aile benim için çok değerlidir, eksiklerimiz olduğu için sanırım… Fatih’in de benim de geniş bir ailem var. Büyük aile buluşmalarına önem verir, programlar ve katılırız. 

İlgi alanlarınız var mı? Nelerden keyif alırsınız?

Tarihi kurgu kitapları okumayı severim. Rotasız yürüyüşler yaparım. Kültürel yerleri gezmeyi severim. Tarihi kıyafetler, yemekler ilgimi çeker. Gaziantep Kulübü Başkanı olduğum dönemde tarihi gelinliklerin oluşan bir sergi yapmıştık. İnanılmaz keyif almıştım.

İş, özel ve sosyal hayatınız arasındaki dengeyi nasıl koruyorsunuz?

Yoğun bir çalışma hayatım oldu. Bu süreçte aileme zaman ayırmak için özel günler planlardım. Derin küçükken “Kız kıza” günlerimiz olurdu. O gün ikimiz gezer, alışveriş yapar, yemek yerdik. Bazı programların hepsinde yer alamasam da ayarlayabildiğim kısmına katılarak hem işime hem aileme hem de kendime zaman ayarlamaya çalışıyorum. Bana göre işiniz el veriyorsa, aileniz ile sorumluluklarınızı yerine getiriyorsanız, sosyal hayatın içinde yer alıp, keyif alabiliyorsunuz.

Seyahat etmeyi sever misiniz? Sizi en çok etkileyen rotalar hangileriydi?

Hayatta en zevk aldığım şey diyebilirim. Araçla uzun molalar vererek sakin seyahatleri severim, zaman sınırı olmadan. Ayrıca okuduğum kitaplardaki mekanları görmek çok hoşuma gidiyor. Da Vinci Şifresi’nden sora Louvre Müzesi’ni gezmek, Bab-ı Aşk ile Konya sokaklarında dolaşmak farklı bir anlam kazanıyor.

Tatil anlayışınız nedir? Dinlendirici mi olmalı aktif mi?

Tatillerimiz şu sıralar daha çok yeni yerler görmek üzerine. Fatih ile tatil konusunda da uyumluyuzdur. Çoğu zaman turları tercih ediyoruz, yorucu ama keyifli oluyor. Yeni yerler görmek kadar farklı arkadaşlarımız olması da bize keyif veriyor. Zaman zaman tabii ki dinlenmek ihtiyacımız oluyor, onun için kısa molalar veriyoruz. Bu tatillerde daha dingin geçireceğiz yerler tercih ediyoruz.  

Modayla aranız nasıl? Tarzınızı nasıl tanımlarsınız?

Güzel giyinmeyi severim, modayı takip ederim ama kendime uygun bulduğum trendleri uygularım. Kişisel tarzıma ve rahatına göre seçimler yaparım. Tarzımı minimalist olarak tanımlayabilirim. Beyaz gömlek, siyah pantolon, fular ve inci küpe vazgeçilmezimdir.

Mutfakla aranız nasıl?

Mutfakla aram şu an gayet iyi. Evlenene kadar çok iyi değildi, o zamana kadar yemek yapmayı bilmiyordum. Oysa evimizde çok misafir ağırlanır, çok büyük sofralar kurulurdu. Sanırım anneme güveniyordum, onu zamansız kaybedince panik oldum. Ama onun neyi nasıl yaptığı, farkında olmadan zihnimde kalıyormuş. Şimdi onunla birlikte yemek yapıyormuş gibiyiz… Yemek kadar sofra hazırlamayı ve kalabalık sofralarda misafir ağırlamayı da severim.

Sosyal Medyada Paylaş
GÜLŞAH SERT