Yükleniyor...

Soru Cevap

İnsan kendi modasını yaratmalı

Kendine has bir giyim tarzı olduğunu ifade eden Gizem Ayvazoğlu, kıyafetten aksesuara kadar tüm kombinin birbiri ile bütün içinde anlamlı ve uyumlu olmasına dikkat ettiğini söylüyor. Ayakkabı ve çanta alış verişi yapmayı seven Gizem Hanım, “Ufak bir butik açacak olsam sanırım ayakkabı ve çanta butiğim olurdu ” diyor.

Moda değişimdir

Trendlere uyum sağlamak yerine kendi trendlerini oluşturmaktan keyif aldığını, eski ve yeni trendleri sentezlemekten keyif aldığını söyleyen İzel Kasap, kendi tarzını şöyle tanımlıyor; “Herhangi bir döneme ait olmayan. Zamansız!”. İzel Hanım, her kadın gibi ayakkabı ve çanta alışverişi yapmayı sevdiğini ancak birbirinden renkli elbiseler almanın kendisini mutlu ettiğini de sözlerine ekliyor.

Bu dünyadaki en büyük sorun empati kuramamak

Ela Cesur’a göre insanlığın üzerinde düşünüp düzeltmesi gereken ve bu dünyadaki en büyük sorun ‘Empati kuramamak, hep ‘ben’ demek’...Cesur bu düşüncesini de şu sözlerle destekliyor: “İnsan bunu öğrenirse; ne dünyadaki savaşlar ne kadına şiddet ne doğaya saygısızlık… Hiçbiri kalmayacak. Tabii ki bunu önce ailede sonra okullarda iyi yetişmiş öğretmenlerden öğrenecek çocuklarımız.”

İstanbul Sözleşmesi etkin olarak uygulanmalı

Kadına şiddetin her toplumda ve her dönemde görüldüğünü söyleyen Ezgi Şireci, “Şiddetin temelinde pek çok neden sayılabilir. Ama en temel neden eşitsizlik, eğitimsizlik ve ayrımcılıktır” dedi. Şiddetin önüne geçmek için İstanbul Sözleşmesi’nin etkin olarak uygulanması gerektiğine dikkat çeken Şireci, “Gelecek nesiller için evrensel hukuka saygılı, özgürlüklerin koruma altına alındığı, kadın ve erkeğin eşit haklara sahip olduğu bir Türkiye hayal ediyorum” diye konuştu.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ YAŞATIR

İstanbul Sözleşmesi’nin uluslararası hukukta kadına yönelik şiddet konusunda bağlayıcılığa ve yaptırım gücüne sahip ilk sözleşme olduğunu anımsatan MB Holding Yönetim Kurulu Üyesi Gamze Aşnük, “Bizler ülke olarak bu sözleşmeden bırakın çekilmeyi, ona dört elle sarılarak sahip çıkmalıyız ki gelecek nesillere şiddetin olmadığı huzurlu bir toplum inşa edelim” dedi.

Aile içi şiddet sadece kadının sorunu değil

yaratılması gerektiğinin altını çizen Manolya Özkaya, “Okul öncesi eğitimden itibaren eğitimin her aşamasında öğrencilere toplumsal cinsiyet eşitliği, demokrasi, insan hakları, şiddet konularında eğitim verilmelidir” dedi. Aile içi şiddetin sadece kadının sorunu olmadığını vurgulayan Özkaya, “Anayasa’mızın 41. maddesi uyarınca aile toplumun temelidir ve aileyi oluşturan bireylerin, kadının, çocuğun korunması, maddi ve manevi varlıklarını geliştirmesi, kişisel güvenlikleri anayasal güvence altındadır” diye konuştu.